BEÜ’de ‘Yerli ve Milli Gençlik’ Programı « Tatvan Sesi Gazetesi

SON DAKİKA

BEÜ’de ‘Yerli ve Milli Gençlik’ Programı

Bu haber 24 Mart 2019 - 15:37 'de eklendi ve 344 views kez görüntülendi.

BEÜ ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı himayelerinde; Bitlis Valiliği, Gençlik ve Spor Federasyonu, Uluslararası Gençlik Eğitim Kültür ve Spor Derneği işbirliğinde
“Yerli ve Milli Gençlik ve Gönül Köprüsü Projesi” kapsamında program düzenlendi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan ve Gazeteci, Yazar Ahmet Tezcan’ın konuk olarak katıldığı programa Bitlis Valisi Oktay Çağatay, kurum amirleri, sivil toplum temsilcileri, üniversitemiz
akademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci katıldı. Program öncesinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan ve Gazeteci Yazar Ahmet Tezcan, Rektör Prof. Dr. Erdal Necip Yardım’ı makamında ziyaret etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zeki Argunhan’ın Rektöre eşlik ettiği ziyarette, Rektör Yardım konuklarıyla bir süre sohbet ederek, konuklarına hediye takdim etti.
Daha sonra Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Spor Salonu’ndaki programa geçildi. Burada Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrenciler çeşitli gösteriler sundu. Proje kapsamında düzenlenen
etkinlikte öğrencilerin gösterileri ve çeşitli yarışmalar renkli görüntülere sahne oldu.
“Gençlerin gücünü toplumun gücü haline getirelim”
Yerlilik ve milliliğin böylesi bir zamanda en fazla ihtiyaç duyulan kavramlar ve değerler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, bu kavramlardan anlaşılması gereken şeyin değerlere
sahip çıkmak ve onu yaşatmak olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yardım; toplumların ancak kendi değerlerini yaşatırlarsa yaşayacaklarını belirtti. ‘Yerli ve Milli’ olmanın evrensel değerlere saygılı olmayı gerektirdiğini ve buradan kendi içine kapanma anlamının çıkmayacağını
ifade eden Rektör Prof. Dr. Yardım: “Olması gereken şey kendinden emin ve kendine güvenen bireylerin uluslararası toplumla diyalog halinde olması; onlarla kültürel, siyasi, ekonomik bağlar kurması fakat bütün ilişkilerinde kendi prensiplerine sadakat göstermesidir.”
dedi. Gençlerin geleceğimizi şekillendirmede çok önemli bir görev üstlendiklerini ifade eden Prof. Dr. Yardım: “Biz yetişkinler ise onların önünü açmalı, onlara imkânlar hazırlamalı, onları desteklemeli ve en önemlisi onlara güvenmeliyiz.” şeklinde konuştu.
Gençlere baktığında onların neler yapabileceklerine sürekli şahit olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Yardım, geleceğe dair güçlü bir inanç taşıdığını ifade etti. Geleceğin aydınlık olacağından hiç şüphe duymadığını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Yardım: “Yeter
ki bu potansiyeli harekete geçirelim. Gençlerin gücünü toplumun gücü haline getirelim.” dedi. Prof. Dr. Yardım konuşmasını: “Bu duygu ve düşünceler ile bütün gençlerimizin çıktıkları yolda yalnız olmadıklarını bilmesini istiyor ve programımızın başarılı geçmesini
diliyorum.” sözleriyle sonlandırdı.
Rektörümüzün konuşmasının ardından sözlerine “Bize kendimizi değerli hissettirdiniz çok sağ olun.” şeklinde başlayan Gazeteci, Yazar Ahmet Tezcan Faki Tayran, Ahmedi Hani, Yunus Emre, Mevlana
gibi tarihi şahsiyetlerin hayatlarından ve fikirlerinden bahsederek, bu şahısların toplumu bir arada tutan fonksiyonlarına vurgu yaptı. Tezcan gençlere seslenerek: “En imrendiğim bir dönemde gençliğinizi yaşıyorsunuz siz.” dedi. Kendi gençlik dönemlerini anlatan
Tezcan: “Bizim gençliğimizde çok büyük davalarımız vardı. Vatan kurtarmak gibi bir sevdamız vardı. Bu yüzden sürekli birbirimizi yerdik ve liseden itibaren giydiğimiz kıyafetlerden, elimizde taşıdığımız kitaplardan, cebimizde taşıdığımız gazetelerden saçımızdan,
sakalımızdan, bıyığımızın biçiminden sorumlu tutulur, dayak yerdik.” ifadelerini kullandı. “Bu anlamsız bir didişme, çekişme içerisinde binlerce insanımız can verdi.” diyen Tezcan konuşmasının devamında şunları söyledi: “Binlerce insan sakat kaldı. O anarşi
dönemi dedikleri dönemde sevgimizi bile doğru dürüst yaşayamadık. İşte karşı görüşteki kızlar düşmanımızdı. Bizim görüşteki kızlar bacımızdı ve herkes birbirine yutkunarak bakardı. Böyle garip gençlik kavgalarıyla geçti bizim gençlik çağımız. Allah?a bin şükür,
siz çok şanslısınız. Bütün duygularınızı yaşayabiliyorsunuz. İmkânlar olağanüstü? Bitlis?te böyle bir üniversite gerçekten çok büyük bir şans.”
“Sorumluluk aldığımız ölçüde, kendi bilincimizi ve geleceğimizi inşa edebiliriz”
Bitlis’in kendisinde ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Gazeteci, Yazar Tezcan: “Çünkü babamın babası; dedem Bitlis’te şehit oldu. Osmanlı-Rus Harbi’nde. Dolayısıyla Bitlis’in özel bir duygusal
yanı var benim için.” dedi. Aliya Izzetbegoviç’ten bahseden Tezcan, Izzetbegoviç’in 1991-1995 yılları arasında tarihin en alçak, en ahlaksızca soykırımına tabi tutuldukları bir dönemde, Boşnak halkının lideri olduğunu söyledi. Izzetbegoviç’in savaş yıllarında
olağanüstü örnek bir liderlik göstererek hem savaşın bitmesini sağladığını, hem de kendi milletinde Sırplara ve Hırvatlara karşı bir intikam duygusu oluşmasın diye gayret ettiğini ifade etti. Izzetbegoviç’in “Biz, bizi öldürdüklerinde değil, düşmanlarımıza
benzediğimizde savaşı kaybederiz.” sözünü hatırlatan Ahmet Tezcan Izzetbegoviç’in gençliğini tüm boyutlarıyla anlattı. Izzetbegoviç’in kutsal kitabımızın ilk emri olan ‘oku’ emrini çok iyi yerine getirdiğini belirten Tezcan, Izzetbegoviç’in çok okuduğunun
altını çizdi. Aliya Izzetbegoviç’in İslami düşüncesine de değinen Gazetezi Tezcan, Izzetbegoviç’in İslam’ın kendisine büyük bir sorumluluk yüklediğini düşündüğünü söyledi. Izzetbegoviç’in karşılattırmalı okumalar yaptığını aktaran Tezcan, Izzetbegoviç’in bilinçli
bir şekilde İslam’ı yaşadığını aktardı. Şimdiki gençliğin sorumluluktan kaçmak gibi bir durumunun söz konusu olduğunu, bunun çok büyük bir tehlike olduğunu ifade eden Tezcan: “Gençler sorumluluk almaktan hoşlanmıyor.” dedi. “Sorumluluk aldığımız ölçüde, kendi
bilincimizi ve geleceğimizi inşa edebiliriz.” diyen Tezcan bunun için kültürümüzün bu anlamda çok zengin olduğunu söyledi. Izzetbegoviç’in örnek bir insan olduğunu söyleyen Tezcan İzzetbegoviç’in iyi anlaşılması gerektiğini ifade etti. Izzetbegoviç’in kindar
davranmadığını belirten Tezcan: “Dünyanın hala parmakla gösterdiği bir liderlik sergilemiştir Izzetbegoviç.” dedi
Kendisini tanıtarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, 2000-2015 yılları arasında Van milletvekilliği yaptığını ve daha sonra Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak göreve
başladığını söyledi. Hayatının çoğunun Van’ın ilçesi Bahçesaray’da geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Orhan, hayatının biraz enteresan olduğunu söyledi. Buradaki gençlerimiz ve insanlarımızın yeni yeni okumaya başladığını söyleyen Cumhurbaşkanı
Başdanışmanı Orhan: “Okumaya başladığım 1980’li yıllarda; yollar, okullar, hastaneler ve imkânlar yoktu. İnsanlar tandırlarda kursi denilen, 4 ayaklı sehpanın ayaklarının altında hayatını idame ettiriyordu.” dedi. 2007 yılında üniversiteden mezun olabildiğini
söyleyen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Orhan: “Bahçesaray’da üniversite okuyan 12-13 kişinin bir tanesi kız öğrenciydi, o da bendim.” şeklinde konuştu. Üniversiteyi bitirdiğinde kendisine ‘ayağa kalkıp memleketimize yararlı insanlar olalım’ dediğini belirten
Gülşen Orhan: “Cumhurbaşkanımızın kadınlara siyasete atılma imkânı sağlamasından sonra milletvekili oldum ve o günden sonra çocukları eğitmeye, yol ve hastane yapmaya başladık. Hem toplumsal hem de kalkınma anlamında kapsamlı bir imar çalışması yaptık. Çalışmalarımızın
sonunda Bahçesaray ilçesinde üniversite okuyan öğrenci sayısı 500’e ulaşmış ve bunların 190 tanesi de kız öğrenci olmuştur.” dedi. Memleketinde okuyan, memur olan ve kendine bir gelecek hazırlayan bir gençliğin yetişmesinin gurur verici olduğunu söyleyen Orhan:
“Memleket imar oldu, memleket ayağa kalktı ama bir şey eksik kalıyor. Algı yönetimi bizim önümüzü kapatıyor, algı yönetimi televizyondan ve telefondan hayatımıza yansıyor.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan tarihimizi, kültürümüzü, geleceğimizi ve geçmişimizi harmanlayıp bunu geleceğimizi inşa edecek şekilde yoğurmamız gerektiğinden bahsetti. Büyüklere danışmanın
gerekliliğine vurgu yaparak, istişarenin önemine değinen Orhan konuşmasında, imkânlarımıza rağmen kenetlenmemizde sorunlar olduğunu ve ‘kenetlenmeme’ sorununu çözmemiz gerektiğini vurguladı. Türkçe ve Kürtçe türküler söyleyen Gülşen Orhan katılımcıların yoğu ilgisini çekti.
Program, Rektörümüz Prof. Dr. Erdal Necip Yardım’ın Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan ve Gazeteci Yazar Ahmet Tezcan’a anı plaketi takdim etmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona
erdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.