Masaldan Emsal Olur mu? « Tatvan Sesi Gazetesi

SON DAKİKA

Masaldan Emsal Olur mu?

Bu haber 22 Eylül 2021 - 10:39 'de eklendi ve 428 views kez görüntülendi.

Muhammed UĞURLU – Bitlis Eren Üniversitesi İslam Tarihi ve Sanatları Araştırma Görevlisi

ugurlumuhammed@hotmail.com

Tarih ilmi hafıza ve tecrübe ilmidir. Bu hafıza ve tecrübe, geçmiş yılların birikimidir.

Kişilerin ve toplumların kendi hafıza ve tecrübeleri mevcuttur. Kişinin kendi ve başkalarının tecrübelerinden faydalanması, hata yapma payını en asgari seviyeye çeker. Çünkü hatanın tekerrürünü ortadan kaldıran şey tecrübedir. Kişinin tecrübesi aslında kendi tarihidir.

Nasıl ki kişinin tecrübesi kendi tarihi oluyorsa, toplumların tecrübeleri de toplumların tarihi olur. Yani tarih toplumların hafızasıdır. Kişi hafıza kaybına uğradığı sırada en yakınlarını dahi tanıyamaz hale gelir. Bu hafızasızlık yüzünden telkinlerle, kişiler dostlarına düşman, düşmanlarına da sözde dost haline gelebilir. Dolayısıyla kişi istenildiği şekilde yönlendirilip kukla haline getirilebilir.

Toplumlar ve devletler de tıpkı kişiler gibi hafızasını kaybedebilir. Toplumun hafızasını silebilen unsurların başında işgaller gelir. Ancak işgaller de tek başına yetmeyebilir. Çünkü düşmana karşı durulacak milli hareketler, işgalden bir şekilde toplumları kurtarabilir.

Bununla birlikte düşman işgalinden kurtulamayacak durumda olanlar da mevcuttur. Bunlar kültürel soykırıma uğramış olanlardır. Bu soykırımla birlikte, işgal edilmiş bir ülkenin nesillerine öğretilecek yanlış tarih; bir anda işgalcileri kahraman, kahramanlıklarla ülkesini savunan kişileri ise hain noktasına getirebilmektedir. Böyle bir ülke ise artık işgalcilerin uydusu veya karakolu pozisyonundadır.

Dolayısıyla uydu pozisyonundaki ülkelerde okutulan tarih, çocukları uyutmak için okunan masallardan farksızdır. Zaten bu tarih anlayışı da işgale uğramış olan bir milleti uyutmak içindir.

Masallar mitolojik hikayelerdir ve masallardan emsal olamaz. Çünkü yaşanmış ile yaşanması mümkün olmayan olaylar arasında fark vardır. Yaşanması mümkün olmayandan alınan emsalin, kişi hayatına tesiri olmadığı gibi realiteden de uzaktır ve ütopiktir. Geçici heyecana sebep olabilir; ancak hayata dair bir anlam ifade etmez.

Halbuki tarih ilmi kişiyi uyutmak için değil bilakis kişiyi diriltmek içindir. Tarihi, genetik kodlarına işlenmiş olan milletler, işgale maruz kalsa da yeniden bağımsız olur. Çünkü yaşanmışlıkla hareket ederler. Yaşanmış olanın yaşanma ihtimali yine vardır. Bu ihtimali veren ise tarihi tecrübelerdir ve insanları diri tutmaya yetmektedir. Söz konusu tecrübeler nerede ve nasıl hata yapılmamasını öğretmekte ve ona göre tedbirlere yönlendirmektedir.

Nitekim bu konuda İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, “Geçmişinden ibret almayan kişi, geleceğe ibret olmaktır işi.” diyerek geçmişin önemine dikkat çekmiştir.

Bu bağlamda, geçmişin tecrübesiyle günümüzü şekillendirip, geleceğe dair sağlam ve ümitli adımlar atabiliriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.