Tarih: 29.08.2025 14:54

SYDV ÇALIŞANLARI BİTLİS’TE İŞ BIRAKTI

Facebook Twitter Linked-in

 Türkiye genelinde 1003 vakıfta yaklaşık 10 bin işçinin katıldığı grev kapsamında, Tatvan, Bitlis, Ahlat, Adilcevaz ve Güroymak ilçelerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanları greve katıldı. Türkiye genelinde olduğu gibi bölgedeki vakıflarda da iş bırakma eylemleri eş zamanlı olarak başladı. Koop-İş Sendikası Sözleşme Uzmanı Mustafa Cengiz ile Koop-İş Sendikası Van Şube Başkan Yardımcısı Hasan Fehmi Kara, bölgedeki grev noktalarını ziyaret ederek çalışanlara destek verdi.
Tatvan SYDV binası önünde sabah saat 09:00 itibariyle grev pankartı asılarak başlayan eylemde çalışanlar, basın açıklamasıyla taleplerini kamuoyuna duyurdu. SYDV çalışanı ve aynı zamanda grev sözcüsü Nurhan Aras tarafından okunan açıklamada, çalışanların kamu çerçeve protokolünde yer alan ücret zamlarının uygulanmamasına tepki gösterildi.
Aras açıklamasında, "Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ ile Hükümet arasında 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olan Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü 2 Ağustos 2025 tarihinde imzalandı. Bu protokolle 600 bin kamu işçisi hak ettiği zamları aldı. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, SYDV çalışanlarına bu zamları uygulamamakta ısrar ediyor" dedi.
SYDV çalışanlarına memurlara uygulanan %11 + %7 oranındaki zamların reva görüldüğünü ifade eden Aras,"Bugün burada, bu haklı ve meşru davamız için toplandık. Sendikamızın aldığı karar gereğince, ülkemizin dört bir yanındaki 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında bugün itibariyle greve çıkıyoruz. Ancak biz bugün burada, sadece ücret artışı talep ettiğimiz için değil, yıllardır görmezden gelinen emeğimizin, alın terimizin ve fedakârlıklarımızın hakkını almak için bir aradayız" ifadelerini kullandı.

"Emeğimiz Görmezden Geliniyor"
SYDV çalışanlarının yıllardır zor koşullar altında fedakârca çalıştığını vurgulayan Aras, "Bizler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında görev yapan emekçileriz. Depremde ilk sahaya çıkan, pandemide evinden çok vatandaş gören, kısıtlı bütçelerle milyonların derdine derman olmaya çalışan emekçileriz. Vatandaşın en çaresiz anında yanında olan, 24 saat esasına göre görev yapan, hafta sonu bile evini görmeden yardıma muhtaç kesimlerin sorunlarını çözmeye uğraşan bir neferler ordusuyuz. Ama bugün, bizim derdimizi dinleyen kimse yok! Bizlere kamu çerçeve protokolündeki zam oranları bile çok görülüyor. Oysa önceki iki sözleşme döneminde bu oranlar hiç tereddüt edilmeden kabul edilmişti." dedi.
"Üvey Evlat Muamelesi Görüyoruz"
Aras, hak ettikleri ücretlerin verilmedğini ve üvey evlat muamelesi gördüklerini de ifade ederek, "Soruyoruz Şimdi ne değişti? Ne acıdır ki; bu ülkenin dört bir yanında görev yapan 600 bin kamu işçisi ve Aile Bakanlığı bünyesindeki 30 binin üzerindeki işçi kamu çerçeve protokolüyle hak ettikleri zam oranlarını alırken, bizlere üvey evlat muamelesi reva görülüyor. Toplu sözleşme masasında biz yokmuşuz gibi davranılıyor. Oysa bu sözleşme işletme toplu iş sözleşmesidir ve Türkiye genelinde 1003 vakıf çalışanını ilgilendirmektedir. Biz bu görevi sadece ücret için yapmadık, yapmıyoruz! Ama bu, hakkımız olanı istemeyeceğimiz anlamına gelmez. Bizler, yoksulun umudu, afetzedenin dayanağı, sistemin sessiz kahramanlarıyız. Bugün, hak ettiğimiz ücretleri alamadığımız için greve gidiyoruz. Çünkü bizler; geçinemiyoruz, değer görmüyoruz, yok sayılıyoruz! Ve buradan sesleniyoruz: Bizi yok sayan hiçbir sözleşme ve protokol geçerli değildir. Bizi hesaba katmayan hiçbir yönetim bu veballe ayakta duramaz! Bu grev bir çığlıktır. Bu grev bir hatırlatmadır: Biz varız. Biz güçlüyüz!.Biz biriz. Biz Koop-İş Sendikası çatısı altında örgütlü, bilinçli ve kararlıyız. Emeğimizin hakkını alıncaya dek, Bir adım geri atmak yok! Zafer direnen emekçinin olacak" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

 

 

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —