HAYAT PAHALILIĞI « Tatvan Sesi Gazetesi

SON DAKİKA

HAYAT PAHALILIĞI

Bu haber 18 Aralık 2021 - 0:01 'de eklendi ve 1.141 views kez görüntülendi.

 

Abdulhalim KIZILKAYA

a.halimkizilkaya@hotmail.com

Denizde yüzüyor boy boy odun
Evde ne şeker kaldı ne de un
Denizde balık gibi yatıyor ay
Şinanay yavrum şinanay
Böyle giderse pahalılık vay vay vay
Kafada ne tahta kalacak ne de yay…

Öncelikle Türk sinemasının usta ismi rahmetli Kemal Sunal’ı anarak başlayalım.

Kemal Sunal, birçok filminde hayat pahalılığına kendine has mizahi bir yaklaşımla vurgu yapar, bir yandan güldürür, bir yandan da düşündürürdü.

   Tabi o zamanın şartları ile bugünkünü kıyaslamak elbette mümkün değil.

   Ama bir gerçek var, hayat pahalılığı gün geçtikçe artarken, orta ve düşük halli vatandaşların  alım gücü de bir o kadar düşmeye devam ediyor maalesef.

  Sokakta, kahvehanelerde, işyerlerinde, evlerde yani insanların bir arada olduğu her yerde artık tek şey konuşuluyor.

   Hayat pahalılığı ve durmak bilmeyen zamlar.

   Her gün gelen zamlar, özellikle dar gelirli vatandaş için hayatı çok zorlaştırıyor. 

   Hemen hemen her kesimden insan üst üste gelen zamlardan artık bunaldığını ve bir an önce çözüm bulunmasını istiyor.

   Vatandaşın yetkililerden en büyük isteği marketlerdeki fiyat dengesizliğinin bir an önce önüne geçilmesi.

  Zincir market ya da yerel market farketmeksizin önüne gelen maliyetleri ve döviz kurunu bahane edip ürünlere fahiş denecek zamlar yapıyor.

  Aynı ürünü bir market 5 TL diğeri 8 TL’ye satıyor ve bu dengesizlik sabit fiyatlı ürünler hariç hemen hemen hepsinde aynı.

  Düşünün dün 25 TL’ye aldığınız yoğurdu bugün 40 TL’ye alamıyorsunuz. Su fiyatları bile iki katına çıktı. Çocuklara bisküvi ve çikolata almak bile lüks sayılır duruma geldi.

  Ve bunlar gibi yüzlerce ürünün fiyatı her gün değişiyor ya da değiştiriliyor!..

  Herhangi bir marketten 300 veya 400 Liralık alışveriş yaptığımızda kayda değer bir şey alınmadığını görüyoruz.

  Ve maalesef aldığımız bu gıda ürünleri 4 kişilik bir aileyi ancak bir hafta idare ediyor.

   Yani, asgari ücreti geçtim, orta halli dediğimiz kesim bile bu fiyatlardan şikayetçi ise bunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor.

   Pahalılık sadece gıda fiyatları ile değil, elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve konut kiralarına gelen zamlarda vatandaşı artık canından bezdirecek duruma getirdi.

  Gıda fiyatlarının yanında döviz kurunun her gün yükselmesi de ürünlerini dövizle alan esnafı mağdur ediyor.

  Örnek verecek olursak, kağıt sektörü almış başını gidiyor.

  İşimiz gereği bu sektörü çok yakından takip etme fırsatı buluyoruz.

  Hemen hemen her gün fiyat güncellemesi yapılmak zorunda kalınıyor. Alışveriş yaptığımız firmalar haftada bir ya da iki defa fiyat değişikliğini gösterir mesajlar gönderiyor.

1 ay önce 215 TL’ye aldığımız gazete kağıdını bugün 350 TL’ye ancak alabiliyoruz. Gazeteyi basmak için kullandığımız kalıp ve kimyasallardaki artışta neredeyse iki katına çıktı. Yani 800 TL’ye aldığımız kalıp bugün itibariyle 1500 TL. Yarın ne olacağını bilemiyoruz.

   Dövize endeksli diğer sektörleri saymıyorum bile.

   Yani uzun lafın kısası bu zamların önüne geçilmezse asgari ücrete yapılan yüzde 50 zammında bir kıymeti kalmayacak.

   Yarın, bugünümüzü aramayalım.

   Ve yine rahmetli Kemal Sunal’ın dediği gibi yarın “Hanimişte benim zeytinim” demeyelim.

  Zamsız günler dileğiyle.

Abdulhalim Kızılkayaa.halimkizilkaya@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.